13 Ekim 2012 Cumartesi

"sevgi" dedim


kullanmaya kullanmaya paslanan
nicedir yüreğimin boşluğunda saklanan
yeniden gün ışığına çıkmaya hazırlanan
sözcükleri arıyorum gönül yurdunda 


"buluşalım" demedim mesela
yolda, durakta,
peronda, garda,
dışı kalabalık içi tenhada
usul usul akmışız yan yana
kavuşuruz mutlaka
ya ummanda
ya da arş-ı ala'da

"özledim" demedim ama 
türküler söylenmiş yedi cihana
aşk yazan her şarkıda
mısra mısra kavuştak, her vurguda
söylemek varmış aklımda
hatırlıyorum unuttuğumda
özlemler bekliyor çocuk yanımda


"sevgi" dedim işin başında
akar bulur yolunu dağın ardında
bire bin verir başak yürürse suya
on sekiz bin alem sevgiyle yaşar gökkubbe altında
nurani ışıklar kuşanır dünya
sevgidir meali en açık dua
biraz daha bırak avuçlarıma
sevginin, emeğin karşılığı gün olur gelir sofraya

13 Ekim 2012 - Zeynep Özmen

11 Ekim 2012 Perşembe

Bilmiyorum...


kıvılcımlar saçarak
ateş hattında 
sınanır sabrı örs ile çekiç arasında
dövülür demir tavında
alın terinden su verir usta 

hâsıl olur varsa özünde 
demir çelik olur mahir ellerde
farklı iner çekiç her seferinde 
bir an sert iner darbe 
an olur yumuşak dokunur kalbe
toy olan vurur hep aynı yere

aşkla kâh barışıyor yüreğim
kâh savaşıyorum
gönül yurdunda sevda sırlı düğüm
sevgiyle mi çözülür
öfkeyle mi bozulur
bilmiyorum…
belli ki acemiyim
hep aynı yere vuruyorum…
ya acıtıyorum, 
ya acıyorum…

12 Ekim 2012 - Zeynep Özmen