5 Haziran 2012 Salı

Ayışığı Katili


yüreğimin peşinden sürüklendi
titreyen adımlarım 
ruhumda yakalanma sanrısı 
nefes nefese dolaştım şehri
her cani son kez görmek istermiş
suç mahallini


çaresizliğime eşlik ediyor
dört yanı sarmış gelincikler 
alev almış narçiçekleri
dokunsam kanayacak
dokunsam haykıracak
katil diye bağıracak tarla çitleri
sınırdayım


resim defterimden çıkmış
imgelerimle kurulmuş kent
sırtımı yasladığım suskun dağdan 
deli bir çay akıyor gönlümün ortasına


kutlu pazar sabahı merasimi telaşında
koştururken garsonlar
çocuk sesleriyle doluyor masalar 
yalnızlığımın gölgesi 
düşüyor boş sandalyeye
irkiliyor insanlar
deniz kenarına bakan balkonda
aile salonunun ortasında 
oturuyorum bir başına
sorgulayan bakışlara yakalanıyor sahipsizliğim
belli ki şüpheliyim


ey sevgili
tanrı misafiriydim
aşkıma sahip çıkmadı yüreğin
sığıntı olmak değildi niyetim
kaldım gecenin ortasında
yol ortasında
ayışığının tam karşısında
ahşap bankın kenarına
yazıyorum son savunmamı
ben göçebeyim...


inanıp sığınmışken aşka
zorunlu göçe mecbur edilen sürgün
sürüldüm gönül yurdundan
ama bil ki;
faili meçhul değil bu aşk
tutanak tutulsun, yazılsın sayfalara
kutlu bir avazım
sesleniyorum yedi cihana
bir garip aşığım 
yok kimseye zararım
sahipsiz aşkımın 
hem faili, hem katiliyim.


Zeynep Özmen – 01 Haziran 2012

Hiç yorum yok: