14 Eylül 2012 Cuma

Sus


sen susunca 
selamı sabahı kesmiş dediler...

-----------------------------------------------------------------------


susuyormuş...

aşkın imzası
özünde saklı
kelamı yasaklı

aşk sükuttur
susturur
kendini unutturur
dilsizliği bundandır

ey sevgili 
gönlümü kaygısız sanma
susan yüreğin karşısında 
ruhum derin saygıda
kendini bulma
ele uyup da
sakın konuşma
sus...


15 Eylül 2012 – Zeynep Özmen

13 Eylül 2012 Perşembe

Can Verdik


Can Verdik

aklımda ay söylenceleri
yanı başımda sessiz vedalar
kapımda ayaz vurmuş kehribar yalnızlıklar
can havliyle geçirip dişlerini ömrüme
bir akrep daha öldü az önce

maya takvimleri göstere dursun kıyametleri
çözüldü sukutunun alametleri
an ömrüme dokundu
gün batıdan doğdu
söylenmemiş sözlerin sırrı ifşa oldu
uzayan kelimelerin boşluğu
ölü toprağıyla doldu

yüreğimde büyütüyordum seni üç noktayla 
çoğalıyordun ruhumda
yürüyorduk sonsuza
bugün mim koydum adının yanına
not düştüm günceme
doğduğu gün öldü diye

nasılsın görüşmeyeli, diyerek 
bozup sükûneti
lâl olmuş yüreğimle 
diline dolanacak en basit suali beklerken
"nasılsın" demeyi akıl edemedin
diyordun ki "tutuldum"
yalandır tutsak olduğun 
insancıl duyguları öldürdüğünde 
can verdi aşk 

13 Eylül 2012 – 15:43 Zeynep Özmen

6 Eylül 2012 Perşembe

Erik Ağacı





//benzemez kimse bana
benzer mi acın acıma
sor kendine, benzer mi umudun umuduma...//

------------------------------------------------------------------------------------------------------------


tam uzanacakken diğer dala,
kayınca ayağı,
düşüvermiş yere,
bereket ufakmış ağaç
o da mini mini 
yaşı ya altıymış ya yedi
üç beş sıyrık neyse de
kırılmış kolu
düşerken cepleri erik dolu
sevgiyle okşayarak anıları
gülümseyerek anlatmıştı bunları

sahi, seninde vardı kolunda eski bir kırık
o zaman anlatmamıştın
nasıl olmuştu, kapıya mı çarpmıştın?
öyle kalmış aklımda
komikmiş sahi 
anlatsana hadi, diyiverdi apansız...

tıpkı şimdi olduğu gibi, o zaman da diyememiştim...
sinirliydi babam
savrup atmıştı kolumdan
kapıydı çarpan...
mazinin tozlu sayfalarından
şikayetim olmadı hiç erik ağacından

sustuğumu görünce
devam etmişti tebessümle
ama bak! 
diye sıyırıp göstermek için kolunu
ispat etmek ister gibi kapanan yaranın yerini 
çabuk kaynıyor çocuk kırıkları, izi kalmıyor... demişti.


bazen acıdır hayat anne
bir daha sakın yalan söyleme...
diyen sendin doktora;
sakardı,
kapıya çarptı...



Zeynep Özmen - 06 Eylül 2012