gözlerim her sabah
aynı boşluğa uyanıyor
her şey ağır
her şey sağır bu evde
ağır ağır açılıyor çekmece
bardak ağır
su ağır
belirsizlik gözlerini dikiyor
üzerime
kurşun gibi çöküyor omzuma
çelik halatlarıyla çekiyor sonsuz
boşluğa
gömülüyorum…
uyuyor, uyanıyorum
her sabah umut diye
"her şey güzel olacak"
sözünü boş çuval gibi
sırtımda taşıyorum
bir parça huzur için
yeniden kazınacak ruhum
teşhisler doğru mu?
bilmiyorum...
risk ortadayken kumar oynuyorum
inatla savunduğum
yaşam hakkı mı?
ölüm hakkı mı?
bilmiyorum...
gökyüzünde duran kara bulutları
üflese rüzgâr
yüreğim kıpır kıpır
gözlerim ışıl ışıl
Galileo gelse yanıma
"kimse inanamıyor ama dünya
dönüyor" dese
tatlı tatlı gülümseyip yüzüne
elimi uzatıp rüzgârın kovaladığı
bulutlara
"evet, dünya dönüyor"
desem sevinçle
çocuk olsam yine...
belirsizlikle göz göze gelince
"devam et" diyorum kendi
kendime
buruşmuş kâğıtlarla dolduruyorum tüm
boşlukları
risk almadan yaşanmıyor
çünkü dünya dönüyor...
10 Şubat 2013 – Zeynep Özmen

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder