/Seviyor, sevmiyor diye,
ektiğim papatyaların yapraklarını,
düşüncesizce tek tek koparıyor insanlar…
Oysaki seviyordum hep…/
Geçit vermedi yüreğin,
Sen kazandın savaşı,
Gözün aydın sevgili.
Dün gece kaybettim,
Dokuz canlı sahipsiz kedileri.
On kat yükü taşıyan yalnız karınca,
Gözyaşı okyanusunda boğuldu.
Ateş böcekleri şehri terk etti.
Zindan kozalara hapsolmuş,
İpek böcekleri,
Çileli ibrişimler örüyor.
Limon çiçekleriyle geleceğim,
Asi’nin sularında yıkanacak ellerim,
Kalmayacak eski kına kokusu.
Cesaretli olasın o gün,
Gururla vursun bakışların,
İki kaşımın ortasından.
Sevda töresinde,
Sırtından vurulan her kadından,
İzler bulacaksın alnımda.
Yine de hiçbir vicdanda,
Aklanmayacak adım.
Korkma!
Toplarım eteğimi,
Tozları dökülmez şehrin kaldırımlarına.
Çekinmiyorum sana gelmekten,
Zira sevgi yolunda sadece,
Korkakça arkadan vuranlar değil,
Sevdayı öldürenler.
Sevilmişliğin hükmüyle şımarıp,
Dev aynasına bakıp,
Mabetlerinde saklanıp,
Kusursuzluk sanrısına kapılıp,
Kendini kıymetli sanıyor,
Yalnızca kendine inanıyor,
Sevda arsızı benciller.
Suskuyla esirgiyor aşkın özünü.
Özü sözü doğrudur aşkın.
Mert olan mertçe bakar gözüme.
Ben kovaladım, sen kaçtın,
Belki utangaçtın.
Sevmeyi bilmez mi yüreğin?
Gelip, göreceğim,
Yüzleşeceğim...
/Ben ki hiç tutmadım uzattığın o eli,
Değmedi nazarım, nazarına.
Ama öptüm seni,
Ruhum acıyor demiştin.
Öpersem geçer sandım her gece.../
17/03/2012 - Zeynep Özmen
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder