12 Ocak 2012 Perşembe

Çalım Attım Hayata



Yorgun bir iş dönüşü akşamı
Bahçede top koşturuyor çocuklar
Çantamda saklı çikolatalar
giriyorum bahçeye.
Açılan bahçe kapısının sesine dönüp
Tebessümle bakarken yüzüme
Hız kesmeden oyunundan pas atıyor arkadaşına
Bu mola anını fırsat bilip,
Sesleniyor mutfakta yemek telaşında annesine
"Anne teyzem geldi"


Saklı paketleri çıkarıp çantamdan
Dağıtıyorum teker teker bozmadan oyunu
"Sağ ol teyze" diyip hep bir ağızdan.
Kızlara yok mu? diye soruyor,
Unutmadan kardeş payını
Onlara ben vereceğim diyorum.
Tekrar dalıyor telaşla oyun dünyasına.


Sohbetine dalıyoruz günün
Bahçe kenarında yeşil nanelere bakıp bir an
Annem diyorum nane kuruturdu çorbalara
Güneş geçmeden kurut biraz.
Tebessümle üç çocuk annesi olmanın
Yoğunluğundan dem vurup
Vakit kalmıyor ki bunlardan, diyerek
Gülümsüyor sevgiyle
Sesleniyor sonra "oğlum az sessiz olun"
Dönüp bir an annesine tekmil verip
"tamammmmm" diye uzatıyor cümleyi


Ay, diyor kız kardeşim,
Az daha unutacaktım kızlar arka bahçede.
Hesapta çiçek sulama bahanesi,
geçen gün ben evde işe
kızlar suyla oynamaya dalmış,
bahçeyi göle çevirmişler.
Dünyayı sel alsa, ördeğe vız gelir
Ne bu hali bahçenin, göle dönmüş
diye söylenip, çiçeklerim solarsa
küserim haberiniz olsun.
Cezada veririm dedim.
Ama onlar verdi cezayı
Bahçe üç gün kurumadı
Üç gün oynadılar çamurla.
Bir de küçük cadı akşam
Ne söylese beğenirsin babasına
Suçlarını anlatıyor
Yarım yamalak Türkçesi
"r" leri devire devire
"Baba öydek alalım mı?"
Enişten bakıp gülerek yüzüme
Nereden çıktı bu ördek dedi.
Nereden olacak dedim, anlatarak
Atasözünden.
Bakayım penceren sesleneyim
Yine çok sulamasınlar bahçeyi.
Ocağa da bir bakayım, pişti mi yemek.
Diyerek tebessümle eve girdi.


Çocukların kovaladığı topun peşinden
Yuvarlanıyor ruhum çocukluk sayfalarına.
Yanık nane kokusu cızırtısında
Annemin yayla çorbası
buram buram özlem kokuyor.


Son güz mevsimi, kışa hazırlık günleri.
O gün mahallenin bütün çocukları,
sokakta oynuyor.
Anneler imece usulü
Gecekondu evin bahçesinde erişte kesiyor
Küçük bir kız hevesle sofra kenarına,
Annesinin yanına sokuluyor.
Ben de keseceğim diye tutturuyor
Olmaz diyor annesi
“elini kesersin hadi sokakta oyna"
Omuz silkerek inatla
"kesmem" diyor küçük kız.
Bak diyor Zehre teyzende kesti elini
Gülerek sallıyor yara bandı sarılmış
İşaret parmağını Zehra teyze
"evet, bak kestim"
Bir an dizlerine bakıyor küçük kız
Kendince yokluyor hiç eksik olmayan dizlerinde
Aranıyor yara bantlarını
Olsa "bak" diye gösterecek
Düştüğünde dizlerinden sızan kanın
Acısını anarak buruşturup yüzünü
"kanadı mı" diyor
Bakarak Zehra teyzeye
"evet" diyor
Hadi bak kesilmesin elin dese de annesi
Küçük bir yumak hamur koparıp
Hadi bunu aç bakalım diyor
Minicik ellerini sevinçle bulayarak una
Hamaratça açma telaşında.


/Tutunamayan iki damla gözyaşı 
Yuvarlanıyor kirpiklerinden
Hamur yumağının üstüne./


Farkına vararak kaldırdı başını
Silmesine fırsat kalmadan gözyaşlarını.
Göz göze geldiler yeğeniyle
Koşturmaktan boncuk boncuk ter alnında
Dudağının kenarında
Çikolata bulaşığı bir hüzün
Tam ayağında top çalım atacakken fark etti yeğen
Ortada bırakıp topu telaşla geldi yanına
bir yandan söylendi "nereye olummm" diyen arkadaşlarına
"bi durun olummm"
"Ağlıyor musun?"
"Yok, ağlamıyorum" dedi burkularak
Gözüme hayat kaçtı dedi içinden


"Toz kaçtı gözüme" 


Bir yandan koşturup,
Bir yandan bağırırken kararsız kaldı çocuk
Ne zordu şu ayakkabı bağlarını bağlamak
Annesinden yiyeceği zılgıtı hesaba katarak
Durumun vahameti karşısında, umursamadan
Halıya attığı ilk adımda burun burun geldi
"ne oluyor küçük bey" sorusuyla
"Anne çabuk bahçeye gel
Teyzemin gözüne toz kaçmış" diye söylenip
Elinden tutup annesini sürüklemişti bahçeye


Kız kardeşim baktı yüzüme
Yalandan suçlar gibi bir toz zerresini
Toz kaçtı dedim
İçimden kelimeleri yalanlayarak "naneydi"
Hadi anne dedi yıka teyzemin gözünü
Korkma teyze dedi bir yandan
Teminat vererek
Benimde gözüme toz kaçınca
Annem suyla yıkıyor gözümü
Sonra hemen geçiyor acısı
Tamam, oğlum ben yıkarım gözümü diyerek
Yönelirken bahçedeki çeşmeye
"Olmaz, annem yıkayınca geçiyor   
Annem yıkasın" diye tutturdu çocukça.
Kız kardeşim tutup elimi haydi gel
Yıkayalım gözünü dedi müşfik anne nidasıyla
Teyzesine yardımın gururu parladı yüzünde.


Sözlerinin haklılığını garantilemek adına
Peşimizden gelip yıkayana kadar gözümü
Bekledi, dikkatle kenarda
Cıvıldayarak kendinden emin
“Geçti mi?” dedi
“Geçti” dedim.


Uzattı elini bana
Haydi gel o zaman
Bahçede top oynayalım
Babam topla çalım atmayı öğreti bana
Sana da öğreteyim
Yüzümde bir mut
Yüzümde bir umut
"Tamam" dedim
Seslendi neşeyle arkadaşlarına
"Hey millet teyzemde bizimle oynayacak"
Korkutmak için içimde ki korkuları
Neşeyle söyledim, dünya ayağımın altında
Top misali yuvarlanıyor nidasıyla.
Kork benden hayat 
Bir çocuktan çalım atmayı öğrendim bugün...
 05 Ekim 2011

Hiç yorum yok: