19 Şubat 2012 Pazar

Elifin Gölgesinde Vav Olmak


"Kimin kimsen yok mu senin kadın" dedi bir adam
Bir sayfanın bitimi
yeni bir hayatın başlangıcıydı bu söz
Tanımadığım bir adamın suretinde
öfkeyle söylenen bir söz
gafil aklımı getirdi başıma.
İç sesim bile suskuya büründü
Kimim, kimsem yok dedi kendine teslimiyetle.
İçini çekti bir küçük kız.
Heyhat dedim ben
Tüm kullar gibi bende yalnızım.
Bükmedi boynunu, susmadı içimde ki kız
"Kimim kimsem yok dedi, ben varım işte"

Karıncayım ben on kat yükü yüklenen
tek başına.

Hayat kitabımın kapağını kaldırınca
tanımak adına beni,
daha ilk sayfada göze çarpan hatamı
"keşke" diyerek kaldırıp yüzüme çarpan sevgili
Senin bir keşkene
ben binlerce keşke adadım o gün.
Söyle kaç kul görmüştün,
İlk sayfaya hatasını yazan.

"Derin kalın" dedin gülerek.
Onca iğne saplandı tenime
Tek bir damla kan düşürmedim yere
Tek bir yara açılmadı tenimde
Derimin kalınlığından
Kan sızıyor içime
Koymuyorum kanımı yerde
Kansızım karınca misali
Gel gör ki bu yürek hala atıyor.
 
Güçlüyüm hayat yolunda karınca kadar.

Neydi hatan dersen
Her rüzgâr esişinde
Alnıma kapı gıcırtısı gibi çarpan
Doğruyken ben
ve annem "yolun yolsuza düşmesin yavrum"
diye dua ederken
Yüreği yola düşürmemek gerekmiş
Geç öğrendim
Yürek yola düşünce
Yol mu şaştı?
Yol şaşar mı?
De ki yol doğruydu, kul şaştı
Desem ki kaderdi yola düşüren
Yoksa düşmezdi yürek yola
Sandım ki kul aklım ermedi
Tuttum kaderin elinden
Kul aklımla ben şaşırttım kaderimin yolunu.
Yol ki kaderdi
Yol ki benimdi
Yol ki doğruydu bildim.
 
Helalim etti yalan dünyamı haram
Helale haram katma demişti annem
Ellerin nasıl temizdi çocukken
Hep hatırla bu sözümü kulağına küpe et
Hep çocuk say ellerini
Ellerin uzanmasın harama
Ah annem kulağıma küpe değil
Boynuma doğruyu muska takmışsın.
 
Rabbi karıncaya taşıyamayacağı yük yüklemez dedim
Yükümü yüklendim yol ayrımında.

Pişman değilim, yok keşkelerim
Desem de yalandır bilesin
Pişmanım Adem kadar
Pişmanlık değil mi kulluğu şahlandıran
Pişmanlık değil mi gözyaşlarıyla af kapıları açtıran
Piştim diyecek kadar pişkin değilim
Kim bilir daha ne kadar pişeceğim.

Adem kadar pişmanım
Yeniden dünyaya atılmak için
Her pişmanlığımda bildim ki
Aldığım hayat dersinde
Af kapılarını açıyor Rabbim
Kul varlığımı biliyor Rabbim
Piştim, döndüm
Yine, yeniden, yenilendim.
İşte ben de Mevlana’nın pergeliyim
döne döne aynı doğruya varan.

Çık diyorsun yoluma
Yok sevgili düşmez bu yürek yola
Beklemeye ezelden alışık
Ebedi doğruyu bekliyor nicedir.
Bil ki bu hayat yolunda
Ne kadar pişeceğiz belli değil
Yedi kapı eşiğine yüz sürdüm
Bekliyorum sekizinci kapıda.
 
 
//Sevgili helaldin bana
Döktüm yüreğimin bütün sırrını sana  
Aşka ser verenim 
Aşkta sır tutmaz üryandır yüreğim.
Kaldı aramızda sırça saray
Bakma sakın içine beni görürsün
Üzülürsün.
 
Sen üzülme sevgili
Bilirim aşk en büyük sır
Sen sakla sırrını içinde
Bilirim ki bu kader yolunda cevâz verilmez bana.
Haram kılındım ben sana.//
 
20 Ağustos 2011

Hiç yorum yok: