Ben senin bir tek ellerini özledim.
Çocuk aklım ermezdi
Ellerinin gizemlerine.
Kuru dallara, basma çaputlar dolar
Mavi boncuktan gülen gözler yapardın.
Al çiçekli entarilerinin etekleri
savrulurdu rüzgârda
Kimi sarı kimi kara ipten iki örgülüydü
uzun saçları.
Bir tek kaşları oynamazdı çaputtan
bebeklerimin.
Bilirdim istesem benim için,
Kaşlarını da oynatırdın çaput bebeklerin.
/Çaputtan bebeklerimi elimden aldılar
anne.
Sen artık büyüdün, diyerek…/
Ben senin eline en çok un eleğini
yakıştırırdım.
Şıkır şıkır bir sesle zaman elenerek
akardı ellerinden.
Çocuksu bir merakla izlerdim
o an yüzünde kanat takıp uçan
tebessümleri.
Ne düşünürdün sahi…
Hangi tarlanın hasadıydı bu buğdaylar.
Kimler savurdu harmanını.
Değirmenin taşları arasına sıkışırdı
yüreğin bilirdim.
Nefesin tutulur, köyünün rüzgârı dolardı
saçlarına.
Hep aynı türküyü tuttururdun.
Annesinin bir tanesini hor görmesinler,
diyerek.
/Anne, dün gece rüyamda çorak bir tarlaya
korkuluk diye diktiler beni.
Çok korktum…/
Ben senin en çok kınalı ellerini sevdim.
Avucunun içinde kınadan solmayan güneşler
doğar,
ellerin hep kına kokardı.
Kozanda sakladığın ipek böcekleriydik.
İpekti saçlarımız sevgiyle taranırken
ellerinde
Her sabah ekmek dilimlerine
Sabırla tereyağı sürüşüne hayran
Sıramı beklerken
Ekmeği en son alan olmak isterdim
Yüzündeki sevginin ekmeğe akışını
izlerdim.
O günlerde öğrendim babalarda, annelerin
çocuklarıydı.
Babam da sıraya girerdi.
Sıranın sonunu hep babama kaptırırdım.
/Avucumu sıkılmış bir yumruğa saklıyorum.
Görünce güneş kınaları y/akmasın diye.../
Ben senin ellerinin yorulduğunu hiç
görmedim
Sadece, alnında biriken teri silerken
Un bulaşırdı karakaşlarına.
Tersten yazardın tüm yazıları
Şaşardım çocuk aklımla düz okuyabildiğime
Tersten örerdin tüm örgüleri
Ters uçacak diye korkardım ellerinden
çıkan tüm kuş nakışların.
Çocuk aklım nerden bilsin solaktı ellerin
Ellerinin gizemini bir hastalık sandım
Kaşık tutarken bir mucize gerçekleşiyor
nidasındaydım
Yakaladığında beni soldan örmeye
çabalarken senin gibi örgüleri.
Oturup bana solaklığını anlattın, gülerek.
Annem sol yanımda nicedir bir koza
saklıyorum
uçmasın diye aklımdan kelebek kanatlı
gülüşlerin.
Ve ne zaman duaya açılsa ellerim
Gözümün önünde bir melek kanat açıyor
annem ellerinden.
/Dualarım en yeşil baharında yüz çevirdi
benden.
Korkuyorum annem dualarını esirgeme
üzerimden…/
31 Temmuz 2011
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder