19 Şubat 2012 Pazar

Elleri Kınalım Nerdesin


Ben senin bir tek ellerini özledim.
Çocuk aklım ermezdi
Ellerinin gizemlerine.
Kuru dallara, basma çaputlar dolar
Mavi boncuktan gülen gözler yapardın.
Al çiçekli entarilerinin etekleri savrulurdu rüzgârda
Kimi sarı kimi kara ipten iki örgülüydü uzun saçları.
Bir tek kaşları oynamazdı çaputtan bebeklerimin.
Bilirdim istesem benim için,
Kaşlarını da oynatırdın çaput bebeklerin.
 
/Çaputtan bebeklerimi elimden aldılar anne.
Sen artık büyüdün, diyerek…/
 
Ben senin eline en çok un eleğini yakıştırırdım.
Şıkır şıkır bir sesle zaman elenerek akardı ellerinden.
Çocuksu bir merakla izlerdim
o an yüzünde kanat takıp uçan tebessümleri.
Ne düşünürdün sahi…
Hangi tarlanın hasadıydı bu buğdaylar.
Kimler savurdu harmanını.
Değirmenin taşları arasına sıkışırdı yüreğin bilirdim.
Nefesin tutulur, köyünün rüzgârı dolardı saçlarına.
Hep aynı türküyü tuttururdun.
Annesinin bir tanesini hor görmesinler, diyerek.
 
/Anne, dün gece rüyamda çorak bir tarlaya korkuluk diye diktiler beni.
Çok korktum…/
 
Ben senin en çok kınalı ellerini sevdim.
Avucunun içinde kınadan solmayan güneşler doğar,
ellerin hep kına kokardı.
Kozanda sakladığın ipek böcekleriydik.
İpekti saçlarımız sevgiyle taranırken ellerinde
Her sabah ekmek dilimlerine
Sabırla tereyağı sürüşüne hayran
Sıramı beklerken
Ekmeği en son alan olmak isterdim
Yüzündeki sevginin ekmeğe akışını izlerdim.
O günlerde öğrendim babalarda, annelerin çocuklarıydı.
Babam da sıraya girerdi.
Sıranın sonunu hep babama kaptırırdım.
 
/Avucumu sıkılmış bir yumruğa saklıyorum.
Görünce güneş kınaları y/akmasın diye.../
 
Ben senin ellerinin yorulduğunu hiç görmedim
Sadece, alnında biriken teri silerken
Un bulaşırdı karakaşlarına.
Tersten yazardın tüm yazıları
Şaşardım çocuk aklımla düz okuyabildiğime
Tersten örerdin tüm örgüleri
Ters uçacak diye korkardım ellerinden çıkan tüm kuş nakışların.
Çocuk aklım nerden bilsin solaktı ellerin
Ellerinin gizemini bir hastalık sandım
Kaşık tutarken bir mucize gerçekleşiyor nidasındaydım
Yakaladığında beni soldan örmeye çabalarken senin gibi örgüleri.
Oturup bana solaklığını anlattın, gülerek.
Annem sol yanımda nicedir bir koza saklıyorum
uçmasın diye aklımdan kelebek kanatlı gülüşlerin.
Ve ne zaman duaya açılsa ellerim
Gözümün önünde bir melek kanat açıyor annem ellerinden.
 
/Dualarım en yeşil baharında yüz çevirdi benden.
Korkuyorum annem dualarını esirgeme üzerimden…/
 
31 Temmuz 2011
 

Hiç yorum yok: