Kanadına
sapan taşı değmiş çocukluğun
Gün ışığına çıkmayan sevdaları
Ölü balıklar gibi gözü açık gitmiş aşka
Ufka kucak açan umutları
Talip olmuş mukaddes yalnızlığa
Gün ışığına çıkmayan sevdaları
Ölü balıklar gibi gözü açık gitmiş aşka
Ufka kucak açan umutları
Talip olmuş mukaddes yalnızlığa
Bir ömrün
haşmetini yığarcasına
Senelerin karı
yığılmış
Çocuk
aklımın kuytusuna
Son
kibritin tılsımını
Sakladım
ağaç kovuğuna
Annem
öykünürken
Hızla
büyüyen beş çocuğun
Ayakkabı
istilasına
Öksüz bir
kırkayak
Çıplak yürüyor
Dört
duvar yalnızlığıma
Zavallı
aklım üşüyen ayaklarına
Patik
örme telaşında
Dört
köşeyi kapıp aşk yolunda
Beni ebe
seçişine değil söylevim
Haylaz
çocuk gibi
Sahipsiz
bir kediyi
Köşeye
kıstırıp tekmeleyen hayatın
İşleyişine
bileniyor nefesim
Biliyorum sadece
kediler değil
Tekmelenen
bu hayatta
Suçlar
cezasız kalmamalı
Diyen
sesinle irkiliyor yüreğim
Sevmek günahı
yapışmışken yakama
Aşk
mücrimi doğan gönlümün
Çektiği
ağır hastalık
Bedel olup
öder mi tüm kefareti
Hükümlü
sayıp beni
Nicedir
ses vermeyen yüreğin
Susarak mühürledi aşkı
Zamanın küflü
sandığına
Şimdi
zifiri gecelerin
Göz
hapsindeyim
Sen
uyurken
Alıp
sapanımı elime
Şehrinin
tüm yıldızlarını
Taş atıp
tek tek
Düşüreceğim
gökyüzünden
Karanlıkta
kalacaksın
Geceyi
paylaşacaksın
Bir
ekmeği ikiye böler gibi
Yalnızlığı
da pay etmeli
Sevgi
paylaştıkça çoğalan
Kainatın yaratılış sırrının
Özü özeti
Not:
Sevgili,
Taş
üstüne
Yüklenen taştan
Hesap
sorulacağı o gün
Muaf mı
tutulacak yüreğin
Çok
sevilmişliğin hükmünden
25
Aralık 2011
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder