Geceleri uykumu bölen,
Evin yüzüne dağılmış oyuncaklarımdan,
Plastik bir bebekti.
Oynarken kopmuş bir kolu.
Diğer kolu zamanın boşluğunda,
hiç durmadan sallanıyor.
Pili takılmış zamana,
sırt üstü ölü gibi yatıyor.
Gözlerinden katre-i matemler süzerek,
hiç susmadan kopmuş koluna ağlıyor.
Kaldırıp alamıyorum yattığı yerden.
Basamıyorum bağrıma.
Uzatılan ellerim,
kırık kuş kanatları gibi
biçare salınıyor sonsuzlukta.
Güneşin soldurduğu bebek teni,
kırkikindilerde yıkanıyor,
dirilmiyor.
Öfkeli gökçe bakışlarında taşa
tutuluyorum.
Dalgalı kumral saçları,
ağarmadan döküyor bir gecede.
Pembe mavi patiklerinin pon ponları
Hükmü verilmiş zamana akıp gidiyor...
Hayatın onca yükü içinde,
yüklenemiyorum seni.
Özümden bahşedilmeyensin.
Süt kokuyor ağzın.
Plastik bir emzikle
avutuyor seni zaman.
Bir çiğnem et olmadın,
sarılmadı daha kemiklerin, yok etlerin.
Bu yüzden üşüyor ellerin,
kırılıyor köprücük kemiklerin.
Üç karanlığı ben yaşadım.
Sen hiç bilmedin ki bebek.
Hıçkırarak, haykırarak şefaat etmiyor
bana ellerin.
Vaat edilen yolu kopan kolun siliyor
hayallerimden...
/...Rahman ve Rahim Rabbim
Rahimeyim ben
Dualarımla korun düşlerimden.
Ninnilerle uyu bebek.../
06 Ağustos 2011
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder